11 Mart 2007 Yeşilköy

Soğuk ve aşırı rüzgarlı (20-30km/h) bir pazar gününde yeşilköyde buluştuk.

Halit, Erhan, Emin ve Oğuz bey ile beraber, kimsenin yürüyüşe bile çıkmadığı kumsalda
bir başımıza uçurtmaları açmaya başladık

Emin Bey yeni diktiği ve eşinin fikri olan Uçan Fili açtı ilk olarak, (Aşağıda)

Erhan bey’in Cross Deck uçurtması Halit bey’in şefkatli ellerinde açılmaya başladı.

Bahsedildiğine göre uçurtmanın alt ve üst yüzü simetrik olduğundan,
Erhan bey her iki yüzüne ayrı desen işlemiş böylece ipi farklı yüzlerine bağlayarak 2 farklı desende uçurabiliyormuş.

Evet bu uçurtma kendi türünün bildiğimiz en büyük örneği tam 3 metre boyunda.
Yanlız çıtları biraz ince gibi bu rüzgara ve bu boyuta göre.

Uçurtma açıldıkça renkleri gören Emin bey yanımıza geliyor,
Ben de boş durmuyor bir yandna botoğraf çekerken bir yandan da Erhan bey’in makinası ile video çekiyorum.

Nihayet uçurtma şeklini almaya başlıyor, Gerçekten muhteşem bir işcilik.

Erhan bey uçurtmayı ancak bu sabaha yetiştirebilmiş, bu yüzden dikiş için kullandığı şeffaf bantlar hala üzerinde,
Fırından çıkmış taze ekmek gibi, en değerlisi yeni yapılmışı

Uçurtma dev bir yaratık gibi görünüyor, Eşi benzeri olmayan kuyruğuda koni değil üçgen piramid şeklinde, bir hayli ilginç görünüyor

Oğuz bey’in de furyaya katılması ile uçurtma son halini alıp bize yerde poz veriyor.


Nihayet uçurtma rüzgar ile buluşuyor, Herhangi bir denge problemi yok, hiç hız kesmeden yükseliyor.


Erhan Bey bir de ters çevrilip diğer desen ile denemek istiyor.

Tersi de aynı şekilde güzel uçuyor, bir uçurtmada 2 desen gerçekten çok hoş birşey.

Bu boyuttaki bir uçurtma için hem rüzgarın fazla hem de çıtaların ince olmasının cezasını orta çıta ödüyor,
Bu CrossDect’in bu haftaki son fotoğrafı. Çıtaları biraz kalınlaştırılıp
bundan sonraki etkinliklerde haşmetli Heksebestler arasında boy gösterecek.

Emin bey’in CrossDect’i Erhan bey’inkinin göklerdeki hakimiyetini almak üzere vakit kaybetmeden havalandı.


Bir süre filin dengesi ile uğraşıldı ancak Emin bey’in tasarım unsurunu,
Aerodinamik unsurlarının önüne alması sebebi ile formu tek başına uçmaya malesef müsait değil.
Bir takım değişiklikler ile çok güzel uçacaktır ancak bu hali ile o kadar sevimli ki kendisini
rüzgar süsü olarak başka bir uçrutma yardımı ile uçurmak da oldukça yeterli.

Fil ahtapota bağlanarak gökyüzüne salınıyor.

Emin bey bu gidişle tam teşekküllü bir hayvanat bahcesi sahibi olacak


Emin bey’in ufosu bu gün herkesin içine dert oldu, ne zaman yere inse hemen biri tarafından göğe salındı.
Çok rüzgarlı günlerde gerçekten çok ilginç bir uçurtma bu ufo, yavaşca döndürerek bırakıyorsunuz hızlanarak yükseliyor,
bu arada da pervaneli uçakları çalıştırırken çıkan pat pat pat benzeri bir ses çıkarıyor. Sanki motorlu.

Halit bey martıları bu hafta da unutmamış, Tansaş’tan alınıp özenle bayatlatılmış bir kepekli ekmek yöre martılarına ikram edildi,
edilirken de Erhan bey rarafından böyle fotoğraflandı. Fotoğrafları en kısa zamanda bekliyoruz.


Ahtapot gerçekten çok etkileyici bir uçurtma, hele yere bukadar yakın uçtuğunda tam bir göz ziyafeti oluveriyor.

Erol’un 1 saat ardından Altan ve Abdullah Bey  de aramıza katıldı.
Erol 2 paket küp gofret almış, ben de 1 paket almıştım, kendimizi sınırsız gofrete verdik,
bahanemiz hazır “yiyelim ısınalım”. Altan rejimdeydi heralde ki ısınmak için spor yapmayı tercih etti.
Fotoğrafta Nasa Parawing tarafından çekiştirilen Atan görünüyor.



Altan konu ile ilgili açıklamasında “Uçurtmalar bizim herşeyimiz” dedi.

Fotoğrafta “gofret” ile ısınan Erol ve gofret yemediği için ısınamayan Halit bey görülüyor,
gördüğünüz gibi aradaki fark ortada. Gofrete devam.

Bu haftayı da şiddetli soğuğa ve rüzgara rağmen hasta olmadan atlattık,
Yanlız birşey farkettim Abdullah Bey’i fotoğraflamamışım,
Aslında her hafta ayrılmadan önce toplu fotoğraf şart.

Başka bir hafta görüşmek üzere..

Published by

Melih Karakelle

Maymun iştahlı ArGe mühendisi

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *