KAP – 1 Ekim 2006 Yeşilköy

Rüzgarı güzel, hafif serin ama üşütmeyen bir sonbahar günü geçirdik,

Abdullah Bey’in yokluğundna olsa gerek aynı anda havadaki uçurtma sayısı 6-7 yi pek geçmedi ve
Abdullah Bey’in neşesi ve atom karınca vari uçurtma kurma ve toplama yeteneği arandı.
Ancak bu hafta, iş sebebi ile İstanbulda olan Ferruh bizimle idi ve rahmetli köpeğinin silüetini işlediği Pearson Roller model uçurtması ile gökyüzünü renklendirdi.

Ancak haftanın uçurtması tabii ki Ziya Bey’in 100-150 saatlik el emeği ile aylarca uğraşarak yaptığı ve sonunda bitirdiği BirdMan totem uçurtması idi.
Bir afrika kabilesinin üstünde uçursanız kesinlikle tanrı sanacaklarına eminim
Ben BirdMan’ı fotoğraflamak için KAP sistemini çıkartırken Ziya Bey uçurtmasını topladığı için malesef havadan göremedik kendisini, umarım ileriki haftalarda bu şansı yakalarım.

Gelelim bu haftanın, “hoşuma giden fotoğraflar” bölümüne.
Aşağıdaki fotoğraf tam pazar gününü temsil ediyordur herhalde, sahilde köpek gezdiren bir çift filmlerdeki gibi ve romantizm hat safhada.
Bir de bu satırları yazarken Rod Reward’dan aşk şarkıları dinliyorum ya, “ağlamıyorum, gözüme toz kaçtı” diyeyim

Ferruhun Heksebesti bu haftaki fotoğrafların ana temasın oluşturuyor.
Yeşilköyde fotoğraf çekmek ile ilgili en büyük sorun, rüzgar kuzey doğudan estiği sürece, bu koy dışında fotoğraflayacak birşey bulamamam.
Lodos eserse şu deniz fenerini yakındna fotoğraflama imkanı bulacağım.

KAP yapana kadar, bu kayalıkların ve denizin bukadar güzel tonlarda görünebileceğini hayal etmezdim.

İki yaşlı adam pazar yürüyüşünde. 2 Delta ve bir Rokaku da yere yatmış dinleniyor.

Gelelim günün fotoğraflarına,

Emin Bey’in double parasled uçurtması ve Ferruh’un heksebesti aynı karede.

Kulüp buluşmaları her daim eğlenceli ve rengarenk geçiyor.
Hobimizin uçurtma olmasına yatıp kalkıp şükrediyorum,
Kaplan Sevenler Kulübü olsa idik, hem vahşi ormanlarda sinek ısırıkları ve çamur içinde olacaktık hem de arasıra kulüp üyelerinin birinin aramızdan eksilmesine alışmamız gerekecekti.
Şükretmek lazım

Halit Beyden gelen istek üzerine bu hafta kumsaldaki çukuru fotoğrafladım.

Yangın söndürme uçağı biraz yakın geçti bu hafta. Bize selam mı veriyor acaba bilemiyorum ama her hafta uğruyor yanımıza. Bir ara pilotu ile tanışsak ne güzle olur.

Ben uçurtmayı indirirken Serçin hoca ekibi fotoğrafladı.

Akşam hava kararırken biz de toplanmaya başladık.

Ferruh bizi uğurlamaya gelen bir kediye bisküvi verdi. Alanda çok fazla kedi var, ben de evdeki kedilerim yüzünden bir sürü kedi maması sahibiyim, bundna sonraki etkinliklere unutmayıp 1 kilo kuru mama ile geleyim de etraf kediler ile şenlensin.

Bir ara, kedi tasması(boyna değil vücuduna geçirilen bir tür yelek) ile bir kediyi KAP uçurtmama bağlasak neler olur diye konuştuk ama sonra Panter Emel’den korktuk.
Hayvanları seviyoruz ama kedilerin de ufkunu açmak lazım

Bu fotoğrafta gder gibi görünüyoruz ama aslınd amalzemeleri arabaya bırakıp çay içmeye yakındaki bir çay bahçesine gittik.
Makinanın pili bittiğinden fotoğraflayamadım.

Tüm ekibe iyi haftalar…

Published by

Melih Karakelle

Maymun iştahlı ArGe mühendisi

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *