KAP – 18 Haziran 2006 Keltepe etkinliği

Neslihan ile sabah 10 da Bayramoğlu’ndan yola çıktık, 50 dakika sonra maşukiyeye vardığımızda, yolun nekadar kısa olduğuna inanamayarak  Emin bey ile buluştuk ve evlerine vardık.

Beraber çay içip sohbet ederken, Halit bey ve ailesi, Serkan ve Ziya bey, sonra da Erhan beyler geldiler.

Biz keyif çatarken bahçedeki bambu işciler akan suyun etkisi ile harıl harıl çalışıyordu (alttaki fotoğraf).
Bu işçiler bir acaip doğrusu, “ameleler” diye isim taktım, su aktıkca hareket ediyorlar.

Dinlenme faslının ardından langırt turnuvası başladı.
Öğrendiğimize göre Emin beyin oğlunun işlettiği cafeden artan bir langırtmış, yanda jetonlar duruyor, atıp atıp oynuyoruz.
Ben bir süre hamakta yattıktan sonra oyuna dahil oldum.
Emin eyin langırt tecrübesi yüzünden tüm oyunlar, Emin beyin bizi cebinden çıkarması çeklinde vuku buldu.
Bu sırada fonda görüldüğü gibi bayanlar dart oynadılar.

Altan Bey’in de gelmesi ile ekip tamamlandı.
Bu sırada yenilen şölen tadındaki yemeği fotoğraflayamadım ama gerçekten nefis olduğunu söylemeliyim.

Emin bey evin önüne bannerları bağlamış, kulüp toplantısı olduğu her yerden görünün diye
Ziya bey ile, “ribstoptan banner mı olur? yazık” diye hayıflanıp durduk
ve kumaşsız kalmanın acısı üzerine ufak bir sohbet yaptık.

15 dakikalık bir yolculuk ile Keltepe’ye (şimdilerde Kartepe deniyor) vardık.
Uçurtmalar heen çıkarıldı, Emin beyin yeni DC tireni kurulmaya başlandı.

Ferruh beyin Ankaradan gönderdiği Dopero’yu kurarken görülüyorum.
Bu uçurtma KAP için çok uygunmuş öyle deniyor ancak Serçin’in yaptığı dopero gibi bu da sert rüzgarda çok kararsız olduğu için KAP sistemini kuramadan indirmek zorunda kaldım.

Bu sırada Emin beyin DC treni altında erhan beyin yeni UFo su ile havalandı, Halit ve Ziya beyler de Heksebest lerini çıkardılar.

Emektar Rokaku KAP işi için bir sefer daha görev başına geçti.
Yanımda Ferruhun Flowform’u vardı ama değişken rüzgar yüzünden o da yerde kaldı.

Yeni KAP sistemim oldukça ufak, yaklaşık 350 gram ağırlığında (eskisinin yarısı) ve de çok daha güçlü piller ve daha iyi bir fotoğraf makinası bulunduruyor.

Erhan ve Serkan bey ile beraber Sistemi test ediyoruz, ancak tepedeki TV vericisi ve aradaki radyolink yüzünden bizim alıcının anteni iptal oluyor.
İşin komik yanı da arasıra kameranın görüntüsü ekranda belirirken, çoğunlukla TRT1’i çeken tv alıcım yüzünden, bir yandna KAP yaparken bir yandna da güncel haberleri (mecburen) takip ediyorum.
Serkan, “madem frekans karışıyor, ya yöre halkı da senin kap’ı izliyorsa.” dedi ve aklımıza bir kurt düşürdü

Bu esnada çektiğim görüntüde üstteki fotoğraftaki ekip havadan görünüyor.

Emin beyin DC treni yerden böyle görünüyordu.

Havadan bakınca da böyle.

Ziya beyin fare’si yerden böyleydi.

Havadan ise, yerden fazla havalanmayınca pek görünmedi.

Bir ara emin bey halit beyin yanına giderken kameramıza yakalandı.

Greenpark Otel, sezon bittiği için, tadilatçalışmalarına başlamış, o yüzden vadide pek fotoğraflanacak birşey yoktu.

Bu karede, DC tren ile Heksebest aynı hizada görünüyor.

Halit bey heksebestini indirirken.

Toparlanan ekibimz, Emin beylerin eve dönerek çay ve karpuz eşliğinde fotoğraflara bakıp, günün kritiğini yaptıktan sonra evlere dağıldı.

Çok güzel bir gündü, tekrarını hevesle bekliyoruz

Published by

Melih Karakelle

Maymun iştahlı ArGe mühendisi

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *